Birçok kişi hukuki bir sorun yaşadığında “Acaba benim bir hakkım var mı?” sorusunu sorar. Aslında hukuk sistemi, bireyleri korumak için vardır. Ancak haklar bilinmediğinde, bu koruma çoğu zaman kâğıt üzerinde kalır. Bu nedenle temel hukuki hakları bilmek, olası bir uyuşmazlıkta en güçlü savunma aracıdır.
Çalışanların en temel hakları; ücretin zamanında ödenmesi, yıllık izin, haftalık izin, fazla mesai ücreti ve iş güvencesidir. İş sözleşmesi olsa da olmasa da, fiilen çalışan herkes belirli yasal korumalara sahiptir.
Kıdem ve ihbar tazminatı, işten çıkarılan çalışanların en sık hak kaybı yaşadığı alanlardandır. Özellikle “istifa etti” şeklinde düzenlenen çıkışlar, gerçekte işveren feshi olmasına rağmen çalışan aleyhine sonuç doğurabilir. Bu nedenle işten ayrılma süreci dikkatle değerlendirilmelidir.
Satın aldığınız bir ürün ayıplıysa veya aldığınız hizmet vaat edileni karşılamıyorsa, iade, değişim veya bedel indirimi talep etme hakkınız vardır. Tüketici hakları, sadece büyük firmalara karşı değil, küçük işletmelere karşı da geçerlidir.
Garanti süresi, cayma hakkı ve mesafeli satış sözleşmeleri özellikle internet alışverişlerinde büyük önem taşır. Sürelerin kaçırılması, hakkın kaybedilmesine neden olabilir.
Kiracıların en çok yanıldığı konulardan biri, ev sahibinin her istediğini yapabileceğini düşünmesidir. Oysa kira artış oranları, tahliye şartları ve depozito iadesi kanunla sınırlandırılmıştır.
Ev sahipleri de mülklerini koruma hakkına sahiptir. Ancak bu haklar keyfi uygulamalarla değil, yasal yollarla kullanılmalıdır.
Gözaltı, ifade alma ve sorgu aşamalarında kişilerin susma hakkı, avukatla görüşme hakkı ve adil yargılanma hakkı vardır. Bu hakların bilinmemesi, telafisi zor sonuçlar doğurabilir.
Haklarınızı bilmek sizi güçlü kılar. Durumunuza özel değerlendirme için bir avukata danışmak, en sağlıklı adımdır.